gluten-resim

GLÜTEN İNTOLERANSI VE HİPOTİROİD İLİŞKİSİ

Son zamanlarda yapılan araştırmaların çoğunda eğinilen bir konu var ki; bu konu çağımızın en sık görülen sağlık sorunlarının ilişkilerine değiniyor. Son zamanlarda özellikle otoimmün tiroid hastalıkları (Hashimoto ve Graves hastalığı) ile glüten intoleransı arasındaki güçlü ilişki değinilen noktalardan biri. Araştırma sonuçları da dikkate alındığında; otoimmün tiroid hastalıklarında gluten intolerans testi yapılmalı veya tam ters ilişki olarak da gluten intoleransı varsa otoimmün hastalıklara bakılmalıdır.

Hipotiroid Olasılığını Artıran Faktörler

  • Kan şekerinizin sürekli inip çıkması
  • Bağırsak flora bozukluğu
  • Besin intoleransları (özellikle gluten)
  • Toksinler
  • Kronik enfeksiyonlar
  • İltihabi ve otoimmün hastalıklar stresi artırarak, stres hormonlarını da artırırlar.

Peki glütenin otoimmün hastalıklara etkisi nasıl işliyor?

Gluten, iyot, ağır metaller, östrojenler, bağırsak flora bozuklukları ve D vitamini yetersizliği gibi etkenler bağırsak geçirgenliğini artırarak otoimmün hastalıkların oluşumuna zemin hazırlarlar.

Glutenin protein kısmı olan gliadin moleküler yapısı tiroid bezinin yapısına çok benzer. Gliadin bağırsak duvarlarını geçer, bağırsak florasını bozar ve beraberinde bağırsaktaki sindirim de bozulur. Bu durumda buğday proteini olan glüten iyi sindirilmeden kana geçer. Bağışıklık sistemi gliadini yok etmek için karşı maddeler oluşturur. Tiroid dokusu bu arada gliadinlerin arasında işlevini yitirir. Amerikalıların yaklaşık üçte birinin glütene karşı intoleransı olduğunu düşünüldüğünde sorunun ne kadar büyük olduğunu da anlarız.

Nasıl beslenmeliyiz? Şekersiz ve glütensiz Beslenme Bunun Neresinde?

  • Selenyumundan yetersiz beslenildiğinde  kanda T4 ve TSH hormonu artar, T3 hormonu azalır. Bunun ile koordineli olarak iyot eksikliği görülebilir ve hastalığın şiddeti artmaktadır. Günlük selenyum ihtiyacını karşılamak için; karaciğer, hindi ve dana eti, balık, karides, mercimek, mantar, susam, ceviz, ay çekirdeği ve yağının tüketimine dikkat edilmelidir.
  • Fazla alınan kadminyum ise; selenyum mineralini vücuttan atmaktadır. Zararlı olduğu herkes tarafından şüphesiz bilinen çikolata, kadmiyum içermesi sebebiyle tiroid hastalarının tüketmemesi gereken besinlerdendir.
  • Protein, kalsiyum, magnezyum ve iyottan zengin bir beslenme tiroid fonksiyonlarını geliştirmesinden dolayı beslenmemizde önem gösterilmesi gerekenlerdendir.
  • A, B ve C vitaminlerinin yüksek miktarda alımı tiroid fonksiyonlarının bozulmasına yol açabildiği için dikkatli kullanılmalıdır.
  • Tiroid rahatsızlığında bir diğer sorun ise; metabolizmanın çalışma hızı olduğundan dolayı; metabolizma hızı artıran çay, kahve, alkol tüketimine dikkat edilirken, nikotin tüketimi ise sıfırlanmalıdır.