no-sugar

ŞEKER

Zeytinyağlı yemeklere şeker katan bir toplum olarak şekere karşı olan bağımlılığımızı anlamak zor olmasa gerek. Şeker denilince sadece aklınıza tatlılar gelmesin. Sofralarımızın baş tacı olan Ekmek dahil birçok glutenli gıdada şeker mevcut.

Evet ağzımızı sulandıran beynimizi uyuşturup bize mutluluk hissi veren günümüzün tatlı beyaz zehiri, son zamanlarda yapılan bilimsel araştırmalar gösteriyor ki şeker beyne eroinin vermiş olduğu tahribatın hemen hemen aynı etkisini veriyor. Bugün bu hepimizin bilmesi gereken bir gerçek ki şeker vücudumuzdaki tüm hormonların dengesini bozarak çalışmasını etkiliyor ve böylece, Şeker Tüketimi, kilo almamıza da aşırı bir katkı sağlıyor.

Vücuda giren şekerin ağızda eriyip, glikoza dönüşünceye kadar geçirdiği süreçte oluşacak adımlar kendini şöyle takip ediyor. Ağızda eriyen şeker midede gerekli evrelerini tamamlayıp mide ve incebağırsak salgıları ile glikoza dönüşüyor  ve bu glikoz ince bağırsaklardan kana karışıp, pankreasın uyarılıp insülini salgılamasına yardımcı oluyor. Kilo nerede alınıyor? Kilo alımı tam bu süreçten sonra başlıyor. Salgılanan insülin kanda bulunun glikozu hücrelere taşıyor ve hücrelerimiz için gerekli olan enerjiyi üretmeleri için kullanılıyor. Ancak bu hücrelerin ihtiyacından fazla şeker varsa öncelikle karaciğerde ve kaslarda depolanıyor. Karaciğer ve kaslar bu depolamadan başarısız kalırlarsa ki genellikle depolayamayacağımız kadar fazla şekeri vücuda alıyoruz.

Peki Bu Fazla Şeker Ne oluyor?

Bu fazlalıkta Yağlarda depolanarak kilo almamızı hızlandırıyor. Özetle söyleyecek olursak, Fazla Şeker Tüketimi vücuttaki hormonları etkileyerek, daha fazla açlık hissi oluşmasına ve bu da sizi gece onda ya da onbir de televizyon izlerken acıkmanıza ve akşam yemeğini yediğiniz halde buzdolabına gidip bir şey atıştırmanıza sebebiyet veriyor ve işte duyar gibiyim. Ben niye kilo veremiyorum? Niye Sürekli acıkıyorum? Neden Sürekli Açlık hissine sahibim? Tanıdık mı geliyor. İşte sebebi yıllardan beri yanınızda duruyor. Bizim dilimizde ona ŞEKER diyoruz.